Google Bizi de Unutur mu?

Google Karar

Son günlerde gerek Türkiye’de gerekse dünyada AB Adalet Divanı tarafından Google arama motoruna karşı verilen “Unutulma Hakkına” dair karar hayli geniş bir şekilde tartışılmakta.

Unutulma hakkı, kısaca internet kullanıcılarının kendileri veya bir başkası tarafından dijital dünyaya ve özellikle sosyal medyaya aktarılmış kişisel verilerin kaldırılması şeklinde özetlenebilir.

Unutulma Hakkı için, yabancı terminolojide “Right to be Forgotten” teriminin yanı sıra “Right to Oblivion” terimi de kullanılmaktadır. Bu arada “Oblivion” sözcüğünün kökenine değinmenin doğru olacağını düşünmekteyim. “Oblivion”  Yunan mitolojisi‘nde, Hades olarak bilinen yeraltı dünyasında, akan nehirlerden birinin adına atıfla kullanılan bir sözcük.  Mitolojiye göre, Lethes olarak da anılan bu nehrin suyundan içen ruhlar, dünyada yaşamış oldukları geçmiş hayatlarına dair her şeyi unuturlardı.

20140609_161953

AB Adalet Divanı tarafından verilen karar, dijital dünyayı Hades’te akan Oblivion nehrinden su içmeye davet eden bir karar. Bakalım, dijital dünyanın aktörleri bu davete nasıl icabet edecek?

Bu soruyu burada sormamıza neden olan Mahkeme kararının nasıl verildiğine bir göz atalım;

İhtilafın geçmişi İspanyol bir avukat olan Mario- Costeja Gonzales’in sosyal güvenlik borçları nedeniyle, gayrimenkulünün icra yoluyla satışına ilişkin internet ilanına dayanıyor. Gonzales, 1998 yılında İspanya’nın yayın kuruluşlarından biri olan Lan Vanguardia gazetesinde yayınlanmış ilanın kendi ismi ile yapılan Google aramalarında devamlı çıkması üzerine,  2009 yılında Lan Vanguardia ve Google arama motoruna başvurarak söz konusu ilanının kaldırılmasını talep ediyor. İspanya Kişisel Veri Koruma Kurumu, bu sonuçların Google tarafından kaldırılması gerektiği yönünde karar veriyor. Google, bu karara katılmadığını belirterek karara karşı İspanya Yüksek Mahkemesi nezdinde dava açıyor. Dava bu süreçte AB Adalet Divanı önüne gidiyor. Divan, Gonzales’in Google arama motorundan kendisine ait ilana ilişkin linklerin arama sonuçlarından çıkarılmasını talep etme hakkı olduğunu belirterek, bu tartışmaya son noktayı koyuyor.

Karara göre, kişiye ait veriler, kişi hakkında yetersiz (inadequate) ise veya baştan veya sonradan ilgisiz (irrelevant) hale gelmiş ise veya geçen zaman içerisinde amacını aşar, aşırı/makul olmayan (excessive) niteliğe bürünmüş veriler haline gelmiş ise, kişilere bu verilerin arama motoru sonuçlarından kaldırılmasını talep etme hakkı tanınmalıdır.

Karar Mayıs 2014’te verildi ve şu an AB ve dünyada kişisel verilerin korunması bağlamında ses getirmeye devam ediyor.

Unutulma Hakkı” kararı sonrasında, Google, Avrupa Ülkelerinden 1 gün içinde 12 bin “unutulmak istiyorum” talebi aldığını açıkladı. Google, bu süreçte Avrupa ülkelerini kapsayan bir politika değişikliği yoluna giderek, bu ülkelerden gelecek “unutulmak istiyorum” taleplerini değerlendireceğini açıkladı. Bunun için bir form yayınladı. Bu düzenlemeden Türkiye’nin şimdilik faydalanmayacağı anlaşılmakta.

Oysa Google, yayınladığı ‘Şeffaflık Raporu’nda, 2013 yılının Ocak ve Haziran ayları arasında, kendilerine resmi merciler (mahkeme/idari merciler) tarafında “içerik çıkarma” talepleriyle ilgili en çok başvuru yapan ülkeler arasında Türkiye’nin, açık farkla en üst sırada olduğu belirtmektedir.

İstatistik

Grafikten de anlaşılacağı üzere Google arama motoru içeriklerinden Türkiye’deki kullanıcılar oldukça şikayetçi.  Buna karşın Türkiye’de unutulma hakkı veya kişisel verilerin korunması konusunda ciddi yasal eksiklikler bulunmaktadır. Bu alanda çıkacak ihtilafların en aza indirilmesi için kişisel verilerin korunması ve unutulma hakkı için temel yasal çerçevenin oluşturulması ve Google arama motorunun Avrupa ülkeleri için gerçekleştirdiği politika değişikliğine Türkiye’yi de dahil etmesi gerektiğini düşünüyorum.