Markalar Özüyle Barıştıktan Sonra Dünyaya Hızla Açılacak

Favori  GLS_2030

Uluslararası Marka Konferansı bu yıl 15’inci kez düzenleniyor. Konferansların başındaki isim, Yürekli Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Ayşegül Yürekli, tüm iş dünyasının yakından takip ettiği bu heyecanlı konferansa birkaç gün kala sorularımızı cevapladı.

Marka Konferansı, bu yıl her zamankinden çok daha görkemli ve heyecanlı olacak. 18-19 Aralık’ta Bomonti Hilton Oteli’nde düzenlenecek konferans konuşmacıları arasında efsane mimar Rem Koolhaas, büyük aktivist ve müzisyen Bob Geldof, süpermodel Lily Cole, LVMH Saat Grubu Başkanı Jean-Claude Biver, büyük iş adamı, kültür ve sanatın sadık koruyucusu Bülent Eczacıbaşı, İngiltere erkek modasının karizmatik ve ünlü ismi Ozwald Boateng, GQ Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Dylan Jones, dünyanın en lüks ve eşsiz otellerine sahip Soneva Resorts konseptinin kurucusu ve başkanı Sonu Shivdasani, Millward Brown Avrupa CEO’su Tim Wragg, Rolls-Royce ve BMW krallıklarının efsane hükümdarı ve otomotiv sektörünün önde gelen satış ve pazarlama dehası Tom Purves, Avrupa’nın moda, kültür, güzellik ve stil alanında öncü danışmanı Lady Kinvara Balfour, rock yıldızı, müzisyen, prodüktör Demir Demirkan, gerçek bir fark yaratma dehası Burhan Öçal, pazarlama/PR alanındaki 20 yıllık birikimi ve sihirli dokunuşlarıyla bugün Londra Moda Haftası’na en parlak dönemini yaşatan British Fashion Council CEO’su Caroline Rush ve MARKA Konferansları’nın değişmeyen moderatörü BJ Cunningham gibi çok önemli isimler yer alıyor. Bu sene Marka Konferansı, “smart-luxury” başlığı altında tasarlandı.

Büyük kitlelerin, markalara yön veren isimlerin takip ettiği Marka Konferansı macerası nasıl başladı biraz anlatır mısınız?

2000 yılında ilk MARKA Konferansı’nı gerçekleştirdiğimizde marka kavramı çok yaygın değildi, pek bilinmiyordu, bu denli önemli bir güç haline gelmemişti. Ama “marka” kavramının ve markaların ilerde çok önemli bir lokomotif güç olacağına dair tüm işaretler vardı. Bu işaretleri önden gördük ve iş dünyası için önemli bir ihtiyacı dolduracağına inandık; böyle başladık.

Marka Konferansı bu sene 15’inci kez düzenleniyor, sürdürülebilir olması için nelere önem verdiniz?

Her işte olduğu gibi bizim işimizde de sürdürülebilir olmak öncelikle çok iyi bir ürüne sahip olmaktan geçiyor. Biz yıllar içinde konferansımızı çok geliştirdiğimize ve dünyada örneği olmayan bir ürün yarattığımıza inanıyoruz. Bu gücümüzü, hep yerine getirdiğimiz, asla taviz vermediğimiz “marka” vaadimizle destekliyoruz. Ve tabii tüm bunları yaparken finansal performansı da ihmal etmiyoruz.

İlk marka konferansından 15’incisine kadar Türkiye’deki markaların yolculuğu nasıldı sizce? Katılımcılarınızdan/sponsorlarınızdan örnek verebilir misiniz?

Çok keyif veren bir yolculuk… Sürekli gelişim ve ilerleme kaydeden markaları izlediğimiz; motivasyon ve ilham dolu bir süreç… Markaların yaşadığı gelişimi gösteren en güzel göstergelerden biri bence MARKA Konferanslarının bugün gelmiş olduğu noktadır. Türkiye’nin en güçlü markaları, en güçlü izleyici kitlesi, dünyanın en güçlü konuşmacılarıyla bir araya geliyor ve en güçlü iş platformunu meydana getiriyorlar.

Bu yıl katılımcıları neler bekliyor?

Muhteşem bir deneyim! Benzersiz bir buluşma, unutulmayacak konuşmalar! İçeriğiyle, network gücüyle, deneyimiyle bambaşka bir MARKA yılı olacak…

Sizce marka olmak nedir?

Marka olmak özünde gerçekten sahip olduğu değerlerle var olmak ve vaadinden hiç bir koşulda ödün vermemektir.

Bir markanın olmazsa olmazı neler?

Özgün değerler ve koruyabileceği bir vaat.

Marka Konferansı da bir marka oldu mu Türkiye’de? Siz bu markayı globale taşımak istiyor musunuz? 

Evet, MARKA Konferansları kendi markalaşma süreciyle 15 yıl içinde örnek gösterilir hale geldi. Her yıl değerini ve etkisini arttırmasıyla bu özelliğini pekiştiriyor. Globale taşıma konusuna gelince size cevabım: “Bizi izlemeye devam edin!”

Türkiye’den dünya markası çıkar mı? 

Çıkar. Son yıllarda en güzel örnek Türk Hava Yolları. Bence devamı da gelecek.

Türkiye’deki markaların yurt dışına geniş çaplı açılamamış ve seslerini duyuramamış olmalarının sebebi nedir sizce?

Türkiye markasını yaşadığı kimlik bunalımı olumsuz yönde etkiliyor. İster istemez Türkiye markasının bir şemsiye marka etkisi oluyor. Asıl olarak hep birlikte eğilmemiz gereken problem bu. Önce hepimizin Türkiye markasının özüyle barışması gerekiyor. Ama ben geleceğimize inanıyorum. Çok yakında Türkiye’de doğmuş birçok marka hızla dünyaya yayılacak.